Xiamen fuarı için Çin’deyiz…
10 yıllık süre içinde ülkenin nasıl değiştiğine şahitlik ediyoruz. Üretim felsefesine sıkı sıkıya bağlanan bir ülke, gelişiyor, zenginleşiyor, göz kamaştırıyor.
Fuara ilk yılından itibaren gelen, yani 20 yıllık değişime şahit olanlar için tablo daha da net.
Üreten kazanıyor…
Üretim kültürünü benimseyen yol alıyor.
İnsan sonrasında bir de kendine bakıyor! Türkiye’de ‘üretim koşullarının’ nasıl günden güne zorlaştığını, karlılığın nasıl düştüğünü, ülkenin günden güne nasıl fakirleştiğini görüyor ve kahroluyor.
İşin garibi ne işveren kazanabiliyor ne işçi! Kimi dinlesen, “Haklısın” demekten kendini alamıyorsun!
Rakamlar aslında her şeyi anlatıyor.
10 yıl öncesine kadar 1 litre mazotun 1 dolar olmasına alışmış ihracatçı için şimdi durum çok farklı.
1 litre mazot, 1.8 dolara gelmiş!
Yüzde 80 ek maliyet!
2018 ile 2026 arasına bakıyorum. Bu süreçte dolardaki artış yüzde 900 bandında.
Asgari ücret yüzde 1060 artmış…
Mazot ise yüzde 1400!
2018’de 280 litreye karşılık gelen asgari ücret bugün 218 litreye yetiyor. Yani üretici için yüzde 80’e varan maliyet artışı, asgari ücretli için yüzde 22’lik alım gücü kaybı şeklinde karşımıza çıkıyor.
Kısa ve net…
Gemi su alıyor ve içindeki herkes birlikte ıslanıyor!
Ve insan üreten ile üretemeyen arasındaki farkı acı çekerek izliyor.








